en seçkin ödev siteniz...
14 02 2013

Basit bir elektrik devresinde elemanların sembolik gösterimi ve

Basit bir elektrik devresinde elemanların sembolik gösterimi ve |  görsel 1

Basit bir elektrik devresinde elemanların sembolik gösterimi ve devre şemalarının çizimi     Basit bir elektrik devresinde elemanların sembolik gösterimi ve devre şemalarının çizimi Elektrikli araçlarda ve evlerimizdeki elektrik devrelerinde çok sayıda devre elemanı bulunur. Bu kadar karışık devrelerin resimle çizilmesi zor olacaktır. Bir elektrik devresini çizmenin en pratik yolu şema ile çizmektir. Bu amaçla devre elemanları sembollerle gösterilir. Ampul + – Pil Bağlantı kablosu Açık anahtar Kapalı anahtar Devre elemanlarının  sembolleri her ülkede aynıdır. Bu durum,  ortak bilim dili  oluşmasını sağlar.  Bilimsel iletişimi kolaylaştırır. Devamı

14 02 2013

Basit elektrik devresinde ampüllerin parlaklığının değiştirilmes

Basit elektrik devresinde ampüllerin parlaklığının değiştirilmes |  görsel 1

  Basit bir elektrik devresinde ampüllerin parlaklığının değiştirilmesi-5.sınıf Bir elektrik devresinde bulunan ampulün parlaklığı, devredeki iletkenin uzunluğuna, kesitine ve cinsine göre değişmektedir. Devredeki iletkenin uzunluğu ne kadar fazla olursa ampul parlaklığı da o derecede azalacaktır. Kesiti ne kadar azalırsa ampul parlaklığı da o derecede azalacaktır. Eğer farklı cins iletkenler kullanılırsa iletkenin cinsine göre ampul parlaklığında değişiklikler olacaktır. Bir elektrik devresinde bulunan ampulün parlaklığını pil sayısını artırıp azaltarak değiştirmenin yanında iletkenin uzunluğunu, kesitini veya cinsini değiştirerek de gözlemleyebilirsiniz. İletkenin uzunluğu kısaldıkça ampul parlaklığı artar, kesiti büyüdükçe ampul parlaklığı artar ve cinsine bağlı olarakta ampul parlaklığı değişiklik gösterir. Devamı

14 02 2013

Basit bir elektrik devresi-5.Sınıf Konu Anlatım

Basit bir elektrik devresi-5.Sınıf Konu Anlatım |  görsel 1

    BASİT ELEKTRİK DEVRESİ Devrede Ampullerin Parlaklığını Nasıl Değiştirebiliriz? Basit bir elektrik devresinde • pil • ampul • anahtar • bağlantı kablosu • duy bulunur. Bir devrede birden fazla ampul ve pil de bulunabilir. Devrede ampullerin ışık verebilmesi için devreyi oluşturan tüm elemanlar çalışır durumda olmalıdır. Devrenin anahtarını kapattığımızda ampul ya da ampuller ışık verir.Devrede anahtar açıkken ampul ışık vermez. Anahtarı kapattığımızda tellerden elektrik akar, ampul ya da ampullere elektrik ulaşarak devre tamamlanır ve ampul ışık verir. Ampul Sayısının Değiştirilmesi Bir devrede ampulün daha parlak ışık vermesini sağlayabiliriz. Ampul sayısı fazla olduğunda pilden gelen elektrik enerjisi ampuller arasında paylaşıldığı içinampullerin parlaklığı azalır.Eğer bir devredeki ampul sayısını azaltırsak devre içinde kalan diğer ampul veya ampullerin parlaklığını arttırmış oluruz. Bir devrede pil sayısı sabit tutulup ampul sayısı değiştirilerek ikinci bir devre oluşturuluyor. I. devredeki ampul sayısı 3'e çıkarıldığında pilin sağladığı elektrik enerjisi yeterli olmayacağından ampuller ışık vermez. Her iki durumda da pil sayısı sabit tutuluyor, ampul sayısı değiştiriliyor. Bu nedenle pil sayısıkontrollü değişken, ampul sayısıbağımsız değişkendir. Ampullerin parlaklığı ampul sayısına bağlı olarak değiştiği içinbağımlı değişkendir. Basit bir elektrik devresinde ampul sayısını artırarak ya da azaltarak ampulün parlaklığını değiştirebiliriz. Devre Elemanlarının Sembolle Gösterimi Devrelerde kullanılan ampul, pil ve anahtar farklı şekillerde ve özellikte olabilir. Ancak bu elemanların devredeki işlevleri hep aynıdır, değişmez. Devredeki elemanları çizmek zaman alacağından, elemanların şekil ve özellikleri farklı olabileceğinden her bir eleman se... Devamı

23 01 2013

Temas gerektirmeyen kuvvetler-5.Sınıf

Temas gerektirmeyen kuvvetler-5.Sınıf |  görsel 1

• El arabasının hareket etmesinin nedeni, arabaya uygulanan itme kuvvetidir.  • Yukarıya doğru atılan topun yükselmesinin nedeni, topa uygulanan itme kuvvetidir.  • Yukarıya atılan cisimlerin tekrar yere düşmesinin nedeni yer çekimi kuvvetidir.  • Kapıları açıp, kapatmak için itme ve çekme kuvveti uygularız.  • Kuvvet etkisiyle oluşan hareketler şunlardır:Dönme, sallanma, hızlanma, yavaşlama ve yön değiştirmedir.  • Kuvvet etkisiyle şekil değişikliği oluşturulabilir.Örneğin; bükme, sıkma, germe ve vurma gibi.  • Kuvvet uyguladığımızda her cismi hareket ettiremeyebiliriz.  • Kuvvet uygulayarak her cismin şeklini de değiştiremeyebiliriz.  • Cisimlere kuvvet uygulandığında cisimler hareket eder, hareketli ise durur, şekli değişebilir, bazen de hareket ettiremeyiz. Eğer cisimlere uygulanan kuvvet bedenimiz veya başka bir cisim temasından kaynaklanıyorsa, buna fiziksel temas gerektiren kuvvetler denir.  Temas Gerektiren Kuvvetler:  1. Bizim sandalyeyi hareket ettirmemiz.  2. Topa vurmamız ya da durdurmamız  3. Saçımızı taramak  4. rüzgarın cisimleri hareket ettirmesi  5. Duvarda delik açmak için uygulanan kuvvet gibi…  Temas Gerektirmeyen Kuvvetler:  1. Kazağımızı çıkardığımızda saçımızı etkileyen kuvvet  2. Saçımıza sürdüğümüz tarağın küçük kağıt parçalarını çekmesi.  3. Mıknatısın demir, kobalt ve nikeli çekmesi.  4. Çıtıdan kiremitin düşmesi gibi….  • Yünlü kumaşa sürttüğümüz tarağı çok az açılmış bir musluktan akan suya yaklaştırdığımızda suyu çeken kuvvet temas gerektirmeyen kuvvettir....... Devamı

23 01 2013

Mıknatısın özellikleri-5.sınıf

Mıknatısın özellikleri-5.sınıf |  görsel 1

Magnetik adı verilen demir oksit (Fe3O4) bileşiği tabii bir mıknatıs olarak bilinir. Demir, nikel, kobalt gibi maddeleri çekme özelliği gösteren cisimlere mıknatıs denir. Üç çeşit mıknatıs vardır. Doğal mıknatıs : Doğada oluşan ve taş olarak bulunan mıknatıslardır. Yapay mıknatıs : Demir, nikel ya da kobalttan yapılır. Çubuk, pusula iğnesi, U şekline ve at nalı şekline benzeyen çeşitleri vardır. Bu mıknatıslara daimi ya da geçici mıknatıslık kazandırılabilir. Elektromıknatıslar : Magnetik özellik gösteren maddeye örneğin demir üzerine tel sarılıp telden akım geçirildiğinde oluşan mıknatıslardır. Mıknatısın Kutupları Mıknatısların uçları çekme ve itme özelliği gösterirler. Mıknatıslık etkisinin en şiddetli olduğu bu uçlara kutup adı verilir. Bir mıknatısın şekli nasıl olursa olsun iki kutbu bulunur. Bir mıknatıs ortadan iple asılırsa, kuzey-güney doğrultusuna yönelerek durur. Kuzeyi gösteren kutba N, güneyi gösteren kutba ise S kutbu denir. Elektrik yüklerinde olduğu gibi, mıknatıslarında aynı kutupları birbirini iter, zıt kutupları ise birbirini çeker. Mıknatıslar, demir, nikel, kobalt gibi maddeleri ve bunların alaşımlarını çeker. Bu nedenle bu maddelere magnetik maddeler denir. Cam, kağıt, tahta, plastik gibi maddeleri mıknatıs çekmez. Magnetik Alan Kuvvet Çizgileri Bir mıknatısın çekim etkisini gösterdiği alana magnetik alan denir. Bir cam levha üzerine demir tozları serpildikten sonra levhanın altına çubuk mıknatıs yerleştirilip levhaya yavaş yavaş vurulduğunda, demir tozları mıknatısın magnetik alan çizgilerine paralel hale gelirler. Demir tozlarının oluşturduğu çizgilere bakılarak normalde görülmeyen çizgilerin nasıl olduğu anlaşılır. Çubuk mıknatısın çevresindeki ma...... Devamı

23 01 2013

Sürtünme kuvveti ve hayatımızdaki önemi-5.Sınıf

Sürtünme kuvveti ve hayatımızdaki önemi-5.Sınıf |  görsel 1

Bir cismi farklı yüzeylerde hareket ettirmenin, cismin hareketinde değişiklikler yaptığını günlük yaşantımızdan bilmekteyiz. Pürüzlü, kaygan veya cilalı yüzeylerde aynı cismin hareketi farklı farklı olmaktadır. Cam üzerinde bir cisim daha kolay hareket ederken tahta üzerinde hareket etmesi daha zordur. Cismin hareket ettiği yüzeyin pürüzlü olması, cismin harekete geçmesini zorlaştırırken, düz veya pürüzsüz yüzeylerde aynı cisim daha kolay harekete geçer. Bu nedenle halı, tahta, taşlı zemin gibi yüzeylerde cismi harekete geçirmek için gerekli olan kuvvet; cam, asfalt, yağlı zemin gibi yüzeylerdeki aynı cismi hareket ettirmek için gerekli olan kuvvetten daha büyüktür. Yani cismin temas ettiği yüzeyin pürüzlüğü arttıkça, cismin harekete geçmesi için gerekli olan kuvvete artmaktadır. Şekilde olduğu gibi iki traktör yolda gitmektedirler. Bu traktörlerden bir tanesi asfalt yolda giderken diğer taşlı bir yolda gitmektedir. Taşlı yolda giden traktörle düz yolda giden traktörün aynı hızda gitmeleri için taşlı yoldaki traktörün daha fazla kuvvet kullanması gerekmektedir. Bir zemin üzerinde bulunan bir cismi harekete geçirmek için, yüzeyin cisme uygulanan hareketin zıt yönünde oluşan sürtünme kuvvetinden daha büyük bir kuvvete gereksinim vardır. Aksi taktirde uygulanan kuvvet cismin sürtünme kuvvetinden daha küçük veya eşitse cisim harekete geçmez. Sabit hızla hareket eden bir cisme etkiyen sürtünme kuvveti ile harekete geçirici kuvvetin bileşkesi sıfırdır. Çünkü cismi harekete geçirici kuvvet ile sürtünme kuvveti ters yöndedir. Bu bilgilerden hareketle; cisimler hareket ederk...... Devamı

21 11 2012

Yağmur ve karın oluşumu, yeryüzünde suyun uğradığı değişiklikler

Yağmur ve karın oluşumu, yeryüzünde suyun uğradığı değişiklikler |  görsel 1

İŞTE YAĞMURUN OLUŞMASI!  Yağmurun oluşmasında 2 işlem gerçekleşiyor. Yoğunlaşma ve buharlaşma. Güneş ışığının etkisi ile her gün yüz binlerce metreküp su buharlaşarak atmosfere doğru yükseliyor. Ve yükseldikçe soğumaya başlıyor. Öyle biran geliyor ki su buharı işinin çok düşük olduğu bir bölgeye geliyor.  Soğuk hava katmanına rastlayan buhar tanecikleri havadaki toz parçacıklarına tutunarak su damlaları haline dönüşüyor. Bunlar birleşerek bulutları oluşturuyor. Bu su damlacıklarının yeryüzüne düşmesi yani yağmur oluşturması için belirli bir büyüklüğe gelmesi gerekiyor. Bu da yüz binlerce su damlacığının birleşmesi anlamına geliyor. Yeterli büyüklüğe ulaşınca yerçekiminin etkisiyle yere düşmeye başlıyor. Bütün bu anlattığımız işlemler ise ortalama 8 gün sürüyor.  Sizlere bir soru; yağan yağmurun süresi neye bağlı? Bir bulutun yarısı yağmur olarak yağar bu da tahminen 30 dakika sürer. Ama bulutlar devamlı oluşursa yağmur günlerce yağar.  Peki hava kapalı olduğu halde bazen yağmur yağmaz bunun sebebi ise; su damlalarının sıcak ve kuru bir hava katmanından geçiyor olmasıdır. Burada su damlaları yeniden buharlaşır ve yağmur oluşmaz.  Hiç dikkatinizi çekti mi bilmiyorum, sağanak yağmur yağarken ilk taneler her zaman daha iridir. Bunun sebebi de yağmur damlalarının yeryüzüne inerken soğuk ve nemli hava ile karşılaşmasıdır. Soğuk ve nemli katmandan geçen damlalar buharlaşmadan yeryüzüne inerler. Bu sırada hacim yönünden büyüdükleri gibi havanın nemini de aldıkları için daha da büyürler. Ve sağanak yağmurda ilk taneler daha büyük olur. Arkadan gelen damlalar ise nemi azalmış bir katmandan geçtikleri için ilk tanelerden dah....... Devamı

21 11 2012

Güneş enerjisi ve yeryüzüne etkisi

Güneş enerjisi ve yeryüzüne etkisi |  görsel 1

Bildiğimiz gibi dünyanın en büyük enerji kaynağı güneştir. Bitkiler güneş enerjisini kullanarak fotosentez yaparlar ve bunun sonucunda besin üretirler. Üretilen bu besin dünyadaki tüm canlıların gıda ihtiyacını karşılar. Güneş Enerjisinin bir etkisi de Dünyamızı ısıtmaktır. Gece olduğunda havanın soğumasından da anlayabileceğimiz gibi güneş yeryüzünün sıcaklığını arttırmaktadır. Devamı

21 11 2012

Isı birimleri

Isı birimleri |  görsel 1

Isı bir enerji biçimidir . Bütün maddelerin içindeki atom ve moleküllerin sürekli hareketiyle ortaya çıkar. Atom ve moleküller ne kadar hızlı hareket ederse, madde ya da nesne de o kadar çok ısınır . Atom ve moleküllerin hareketi birkaç yoldan hızlandırılabilir . Bunlardan biri kimyaşal tepkimedir .Örneğin bir yakıt yandığı zaman bir kimyasal tepkime gerçekleşir. Bir başka hızlandırıcı da sürtünmedir . İki cismi birbirine sürterek ısı üretilebilir. Isı ile sıcaklık aynı şey değildir . Bir nesnenin sıcaklığı, onun ne kadar soğuk ya da sıcak olduğudur . Sıcaklık termometre ile ölçülür . Isı ise sıcaklık farkı sonucunda bir nesnenin bir başka nesneye aktardığı enerjidir . En çok kullanılan ısı ölçü birimi kaloridir . Bir kalori, 1 gram suyun sıcaklığının 1 derece yükseltilmesi için gerekli ısı miktarıdır . Buna gram-kalori de denir. Besinlerdeki enerji miktarı kilogram-kaloriyle ölçülür. Yani besinin bir kalorisi dendiğinde 1.000 gram-kalori anlaşılır . Devamı

21 11 2012

Isının madde üzerindeki etkileri

Isının madde üzerindeki etkileri |  görsel 1

Günlük yaşantımızda ısı ve sıcaklık kavramlarını sıkça kullanırız. Isı insan oğlunun en önemli ihtiyaçlarından biridir. Güneş ışığına bırakılan bir buz parçası ya da katı margarin yağı ısı alarak erir. Yanmakta olan ateşin üzerine bırakılan et parçası ısı alarak pişer. Ocakta ısıtılan suyun sıcaklığı artar ve kaynamaya başlar. Isıtma yerine soğutma yapılırsa tersi olaylar olur. Isı verilen maddelerin şekillerinde de değişiklikler olur. Yazın asfaltlarda kabarma, elektrik kablolarında sarkma, kışın ise büzülmeler olur.Ayrıca ısıtılan bazı maddelerden gazlar çıkarak değişik maddelere dönüşürler. Bu olaylar, ısının madde üzerinde fiziksel ve kimyasal etkileri olduğunu gösterir. Isıtılan maddelerin, sıcaklığın değişimi, hal değişini, genleşme gibi olaylar fiziksel değişime örnek olarak verilebilir.... Devamı

21 11 2012

Isı ve sıcaklık kavramları

Isı ve sıcaklık kavramları |  görsel 1

Isı, belirli sıcaklıktaki bir sistemin sınırlarından, daha düşük sıcaklıktaki bir sisteme, sıcaklık farkı nedeniyle transfer edilen enerjjidir. Isı da iş gibi bir enerji transfer biçimidir. Isı ve iş hiçbir cisimde depo edilemez, ancak sistem sınırlarında ve geçiş halinde iken belirlenebilir. Her ikisi de birer eğri fonksiyonudurlar. Bir başka deyişle, ısı ve iş geçiş halindeki enerjilerdir. Isı sıcak bir maddenin soğuk maddeye ilettiği sıcaklığı sağlayan bir enerji türüdür Devamı

21 11 2012

Isınmak için kullanılan yakıtlar

Isınmak için kullanılan yakıtlar |  görsel 1

YAKITLAR Bulunduğumuz ortamların ısınmasını sağlamak için soba, kalorifer gibi araçlar kullanırız. Bu araçlar yakıtların yanmasıyla ısı verir. Yakıtların yanması için oksijene ihtiyaç vardır. Oksijen olmadan yakıtlar yanmaz . Bazı yakıtlar doğada olduğu şekliyle bazıları da işlendikten sonra kullanılır. Linyit doğal olarak , petrol ise işlendikten sonra yakıt olarak kullanılır. Yakıtlardan sağlanan enerji; ısıtma,aydınlatma bazen de nesneleri hareket ettirme amacıyla kullanılır. FOSİL YAKITLAR Fosil yakıtlar, çürüyen tarih öncesi bitki ve hayvanlardan milyonlarca yılda oluşmuş, kömür, petrol ve doğalgaz gibi yakıtlardır. Fosil yakıtlar yenilenebilir kaynaklar değillerdir. Isı enerjisi elde etmek için kullandığımız yakıtların büyük bir kısmı fosil yakıtlardır. Fosil yakıtlar ; birikmiş güneş enerjisinin depo edilmiş şeklidir. Bitki ve hayvanların kalıntılarıyla oluşur. Oluşumları milyonlarca yıl sürer. Genellikle kaya katmanlarının altında sıkışmış ve gömülmüş olarak bulunur. Kömür, bataklıklardaki bitkiler ve bitkisel atıklardan oluşur. Kömürlerin oluşması milyonlarca yıl sürebilir. Petrol, hayvan ve bitki atıklarından oluşmuştur. Karaların hemen altında ya da deniz altındaki yataklarda bulunur. Doğal gaz da petrol gibi karaların altındaki boşluklarda ya da deniz altında bulunur Devamı

03 11 2012

Besin içeriklerinin vücuttaki görevleri-5.Sınıf

Enerji Verici Besinler Başlıca enerji verici besinler karbon hidratlar, yağlar ve proteinlerdir. Karbon hidratlar: Şeker ve şekerli yiyeceklerle patates, tahıl ve unlu gıdalarda bulunan nişasta, karbon hidratlar grubuna giren besinlerdir. Yağlar: Tereyağı, içyağı, kuyruk yağı gibi hayvansal yağlarla; zeytin, ayçiçeği, fındık ve susam gibi bitkilerde bulunan yağlardır. Hücreler enerji elde ederken, önce karbon hidratları kullanır. Bittiğinde yağları kullanır. Proteinler: Daha çok etin yapısında, süt ve yumurta ile baklagillerde, bir miktar da diğer besinlerde bulunur. Hücrelerde karbon hidrat ve yağ olmadığında yakılarak enerji elde edilir. Yapıcı Onarıcı Besinler Bir binanın tuğla ve harç gibi maddeleri ne ise vücudumuz için de yapıcı onarıcı maddeler aynıdır. Yapıcı onarıcı maddeler; proteinler, yağlar, madensel tuzlar ve sudur. Proteinler: Esas görevleri yapıcı ve onarıcılıktır. Hayvansal besinler, bitkisel besinlere göre daha fazla protein içerir. Madensel Tuzlar: Madensel tuzlar en çok kemiklerin ve dişlerin yapısında bulunur. Madensel tuzlar; bitkisel ve hayvansal besinlerin yenmesiyle, bir miktarı da suyla vücuda alınır. Su: Açlığa 7-8 gün, susuzluğa 3-4 gün dayanabiliriz. Ağırlığımızın %65-70'i sudur. Vücudumuzdaki suyun %10'u eksilirse yaşamımız tehlikeye girer, %20'sinin kaybı ise ölüme neden olur. Suyun en önemli özelliği; içerisinde tuz, şeker gibi bazı maddeleri çözebilmesidir. Bir günlük su ihtiyacımız 1,5 - 2,5 litre kadardır. Bu miktar, iklime ve yediğimiz besinlere göre değişebilir. Alınan suyun çoğu, ter ve solunum yoluyla dışarı atılır. Düzenleyici Besinler Vücudumuz canlılığını devam ettirdiği sürece, çeşitli yaşamsal olayların düzenli bir şekilde devam etmesi gerekir. Düzenleyici besinler v...... Devamı

03 11 2012

Besinlerin tazeliği, paketlenmiş besinler-5.Sınıf

Besinlerin tazeliği, paketlenmiş besinler-5.Sınıf |  görsel 1

Vitaminler, sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçası olan organik bileşiklerdir. Vitamin Latince yaşam anlamına gelen “vita” sözcüğünden kaynaklanır. Vitaminler yağda ve suda eriyenler olarak iki gruba ayrılır . YAĞDA ERİYEN VİTAMİNLER : A, D, E ve K vitaminleridir . SUDA ERİYEN VİTAMİNLER : B grubu vitaminler ile C vitaminidir . ÖNEMİ A vitamini Enfeksiyonlara karşı direnci arttırır normal büyüme, üreme, kemik ve diş gelişimi, görme için gereklidir. Cildin tırnakların ve saçların sağlıklı kalmasını sağlar. Diş ve dişetleri için büyük önem taşır . Kayısı,kuşkonmaz,maydanoz,ıspanak, havuç,kereviz, marul, portakal, erik, domates D vitamini İnce bağırsaklardan kalsiyumun emilmesine yardımcı olur, kalsiyumun kemiklerde ve dişlerde tutulmasını sağlar . Balık yağı, balık, yumurta, tereyağı, karaciğer, et, sebzeler, güneş E vitamini Antioksidan etkilidir. Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatıyor Yaşlı kişilerde bağışıklık sistemini güçlendirir. Hücrelerin daha uzun yaşamasını ve yenilenmesini sağlar . Buğday, tohumlu besinler, soya fasülyesi yağı, arı sütü, ceviz, marul, tere, kereviz, maydanoz, ıspanak, lahana, mısır yağı, mısır, yulafta K vitamini Karaciğere gelen Kvitamini burada üretilen bazı pıhtılaşma faktörlerinin yapımında rol alır. Kvitamini takviyesi yanlızca kanamalı hastalarda verilir. Ispanak,kabak, marul, yeşil domates, yeşil biber, inek sütü, peynir, tereyağı, yumurta, kırmızı et, pirinç, karaciğer, mısır, muz, şeftali, çilek B1 vitamini Kasların ve sinir sisteminin faliyeti için gereklidir.Yetersizliğinde iştahsızlık, huzursuzluk, bell...... Devamı

03 11 2012

Besinlerin sindirimi ve görevli yapılar-5.Sınıf

Vücudumuzda Nasıl Taşınır ?   Büyüyebilmek ve vücudumuzun sağlıklı çalışmasını sağlayacak enerjiyi üretebilmek için besleniriz. Enerji vücudumuzun her yerinde üretilir: Parmak uçlarımızdan kafamıza kadar... Bu nedenle besinlerin vücudumuzun her yerine taşınması gerekir. Besin,kan aracılığı ile vücudumuzun her noktasına ulaşır.   Besinlerin kana karışabilmesi için çok küçük parçalara ayrılması gerekir. Bu işle görevli organlar, besinleri çeşitli işlemlerden geçirerek kana karışabilecek hâle getirir. Sindirim Karbonhidrat, yağ ve protein gibi besinlerin kana karışabilecek hâle gelmesine sindirim denir. Bu işi sindirimde görevli yapı ve organlar gerçekleştirir. Sindirimi doğrudan gerçekleştiren organlarsindirim kanalı adı altında incelenir. Diğerleri ise sindirime yardımcı organlar olarak adlandırılır. Sindirim Kanalı Ağız: Ağzımızın içerisinde dil ve dişler vardır. Dişler, koparıp parçalar ve öğütür. Tükürük, besinleri ıslatıp kayganlaştırarak kolay yutulmasını sağlar. Ayrıca tükürük bazı besinlerin sindirimini çiğnenirken başlatır. Dil, besinlerin çiğnenmesine ve yutulmasına yardımcı olur. Yediklerimizi yutağa doğru iterek yutulmasını sağlar. Ayrıca besinlerin tadını da dilimizle alırız.                    Yutak: Ağızdan sonra gelen boşluktur. Ağızdan gelen lokmaları yemek borusuna iletir. Yutak aynı zamanda soluduğumuz havayı soluk borusuna iletir. Bu anlamda yutak, hava ve besin trafiğini kontrol eder. Yemek Borusu: Yutaktan mideye kadar uzanır. 20 - 25 cm uzunluğundadır. Özel hareketlerle besinleri mideye taşır. Mide: Karın boşluğunun üst bölümünde yer alır. Ye... Devamı

03 11 2012

Boşaltımda görevli yapı ve organlar-5.Sınıf

Boşaltımda görevli yapı ve organlar-5.Sınıf |  görsel 1

anlılar hayatsal faaliyetlerini yürütebilmek için dışarıdan besin alırlar. Bu besinleri enerji verici, yapıcı onarıcı ve düzenleyici olarak kullanırlar. Besin içeriklerinin hayatsal faaliyetlerde kullanılmasından sonra kalan su, madensel tuzlar, karbondioksit, amonyak, üre ve ürik asit gibi zararlı maddelerin vücut dışına atılmasına boşaltım denir.Boşaltım olayını gerçekleştiren sisteme de boşaltım sistemi adı verilir. Boşaltım sistemi sayesinde sindirim sonucu hücrelerde oluşan artık maddeler, dışarıdan vücuda girmiş olan zararlı maddeler ve yararlı olmasına rağmen hücrelere fazla gelen maddeler vücut dışına atılır. Vücudumuz için gerekli besin içerikleri, enerji üretimi için, yapım-onarım için ve düzenleyici olarak kullanılır. Bu sırada vücudumuza zararlı olan ve vücudumuzdan uzaklaştırılması gereken bazı atık maddeler de oluşur. Oluşan atık maddeler vücudumuzdan boşaltımda görevli yapı ve organlar tarafından uzaklaştırılır.     Boşaltım Sistemimizi Oluşturan Yapı ve Organlar   Besin içeriklerinin hücrelerimiz tarafından kullanılması sonucunda atık maddeler oluşur. Oluşan bu atık maddeler hücrelerimizden kanımıza geçer. Atık maddelerle kirlenmiş kanın vücudumuza zarar vermemesi için bir an önce temizlenmesi gerekir. Bu atık maddeler vücudumuzdan boşaltım yoluyla uzaklaştırılır. Tıpkı fabrikaların zehirli atıkları temizleyerek uzaklaştıran arıtma tesisleri gibi vücudumuzdan atık maddeleri uzaklaştıran ve boşaltım sistemi adı verilen bir sistem vardır. Boşaltım sistemimiz; böbrekler, üreter, idrar kesesi ve üretradan oluşur. Böbrekler boşaltım sistemimizin önemli organlarından biridir. Böbrekler: Bel omurlarımızın iki yanında yer alan organlarımızdır. Böbreğin şekli fasulyeye benzer.... Devamı

03 11 2012

İnsan ve toplum sağlığında sigara ve alkol-5.Sınıf

İnsan ve toplum sağlığında sigara ve alkol-5.Sınıf |  görsel 1

* Sigara ve alkol, insan ve toplum sağlığını olumsuz etkiler. * Sigaradan en çok etkilenen organ akciğerlerdir. * Sigara, kan dolaşımını olumsuz etkiler, kalp krizi riskini artırır. Kanın oksijen taşıma kapasitesini azaltır. Çeşitli organların kansere yakalanma riskini arttırır. Uyku düzenini bozar, görme ve duyma bozukluklarına yol açabilir. * Sigara içmeyen fakat sigara içilen ortamlarda bulunan insanlar da sigara dumanından zarar görür. * Sigara kullanmak aile ve ülke ekonomisi için de zararlıdır. * Alkol kullanımının insan vücudu üzerinde geçici ve kalıcı etkileri vardır. * Alkol, zihinsel etkinlikleri olumsuz etkiler, bilinç kaybına neden olur. İnsanların duygusal tepkilerini kontrol etmelerini zorlaştırır. Görme ve konuşma güçlüğüne, reflekslerin yavaşlamasına neden olur. Vücut hareketlerinin kontrolünü ve algılamayı engeller * Karaciğer, beyin ve sinirler alkolden en faza zarar gören yapılardır. * Çeşitli spor etkinliklerine katılmak, sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıkları önlemede etkili olabilir. Sigara ve alkol içilen ortamlardan uzak durulmalıdır. Devamı

25 09 2012

Besin içeriklerinin vücuttaki görevleri-5.Sınıf

Besin içeriklerinin vücuttaki görevleri-5.Sınıf |  görsel 1

  Enerji Verici Besinler Başlıca enerji verici besinler karbon hidratlar, yağlar ve proteinlerdir. Karbon hidratlar: Şeker ve şekerli yiyeceklerle patates, tahıl ve unlu gıdalarda bulunan nişasta, karbon hidratlar grubuna giren besinlerdir. Yağlar: Tereyağı, içyağı, kuyruk yağı gibi hayvansal yağlarla; zeytin, ayçiçeği, fındık ve susam gibi bitkilerde bulunan yağlardır. Hücreler enerji elde ederken, önce karbon hidratları kullanır. Bittiğinde yağları kullanır. Proteinler: Daha çok etin yapısında, süt ve yumurta ile baklagillerde, bir miktar da diğer besinlerde bulunur. Hücrelerde karbon hidrat ve yağ olmadığında yakılarak enerji elde edilir. Yapıcı Onarıcı Besinler Bir binanın tuğla ve harç gibi maddeleri ne ise vücudumuz için de yapıcı onarıcı maddeler aynıdır. Yapıcı onarıcı maddeler; proteinler, yağlar, madensel tuzlar ve sudur. Proteinler: Esas görevleri yapıcı ve onarıcılıktır. Hayvansal besinler, bitkisel besinlere göre daha fazla protein içerir. Madensel Tuzlar: Madensel tuzlar en çok kemiklerin ve dişlerin yapısında bulunur. Madensel tuzlar; bitkisel ve hayvansal besinlerin yenmesiyle, bir miktarı da suyla vücuda alınır. Su: Açlığa 7-8 gün, susuzluğa 3-4 gün dayanabiliriz. Ağırlığımızın %65-70'i sudur. Vücudumuzdaki suyun %10'u eksilirse yaşamımız tehlikeye girer, %20'sinin kaybı ise ölüme neden olur. Suyun en önemli özelliği; içerisinde tuz, şeker gibi bazı maddeleri çözebilmesidir. Bir günlük su ihtiyacımız 1,5 - 2,5 litre kadardır. Bu miktar, iklime ve yediğimiz besinlere göre değişebilir. Alınan suyun çoğu, ter ve solunum yoluyla dışarı atılır. Düzenleyici Besinler Vücudumuz canlılığını devam ettirdiği sürece, çeşitli yaşamsal olayların düzenli bir şekilde devam etmesi gerekir.... Devamı