en seçkin ödev siteniz...
07 04 2011

Erime / Donma Isısı

Bir kabın içerisine - 10 derecede buz koyarak ısıtmaya başladığımızda, kabın içerisine koyduğumuz termometrenin içerisindeki civanın ısı verildikçe yukarı doğru yükseldiğini gözleriz. Ancak ısı vermemize rağmen, termometrenin içerisindeki civanın bir noktaya geldiğinde durduğunu görürüz. Verdiğimiz ısı nereye gidiyor olabilir? Kabın içerisine baktığımızda, buzun yanı sıra su oluşumunu da gözleriz. Kabın içerisine bakmaya devam ettiğimizde buz sıvıya dönüştüğü sürece termometredeki civa yükselmesinin durduğunu gözleriz. Burada kullandığımız ısı katı haldeki buzun sıvı hale dönüşmesi için kullanıldığını anlarız. Biliyorsunuz ki katı maddelerin atom ya da molekülleri arasındaki kütle çekim kuvveti büyüktür. Dışarıdan verdiğimiz ısı ile bu kuvvet azalır ve maddeyi meydana getiren atom ya da moleküller birbirlerinin üzerinden yuvarlanabilir. Bu da maddeyi katı halden sıvı hale dönüştürür. Maddeyi katı halden sıvı hale dönüştürmek için verdiğimiz ısıya ERİME ISISI denir. Erime ısısını Le ile gösteririz. Tanımlarsak; her hangi bir maddeyi AYNI SICAKLIKTA katı halden sıvı hale geçirmek için gerekli olan ısı miktarıdır. Erime ısısı maddeler için ayırt edici bir özelliktir. Yani maddelerin erime ısı değerlerine bakarak onları birbirlerinden ayırabilirsiniz. Erimek için verilmesi gereken ısı maddenin cinsine ve kütle miktarına da bağlıdır. Eritmek istediğimiz maddenin kütlesini çoğaltırsak vermemiz gereken ısı miktarı da artacaktır. Kütle miktarı ile kullanılacak ısı miktarı doğru orantılıdır. Q = Le.m matematiksel ifadesi ile hesaplanır. Erime ısısı için kullandığımız ısıyı sıvı maddeden geri aldığımızda madde tekrar katı hale geçer. Eri... Devamı

07 04 2011

Maddenin halleri ve ısı alışverişi

Madde atomlardan, atomlarsa elektron, proton ve nötronlardan oluşur. Her maddenin atomunda bulunan elektron ve protonların özellikleri birbirlerinin aynıdır. O zaman aklımıza şöyle bir soru geliyor. Maddeler neden yalnızca katı, sıvı. gaz ya da plazma halinde değilde, böyle dört halde bulunuyorlar? Bunun nedeni maddeyi meydana getiren atomların konumlarından kaynaklanıyor. Maddeyi meydana getiren atomlar arasındaki çekim kuvveti çok büyükse, atomlar birbirleri ile çok sıkışık bir durumda duruyorlar ve bu maddenin katı olmasına neden oluyor. Maddeyi meydana getiren atom ya da moleküller sıkışık, ancak birbirlerinin üzerinden kayabiliyorlarsa sıvı maddeleri meydana getiriyorlar. Maddeyi meydana getiren moleküller her tarafa doğru hareket edebiliyorlarsa bu seferde gaz maddeler meydana geliyor. Katı bir maddeye dışarıdan ısı vererek onun atom ya da molekülleri arasındaki çekim kuvvetini azaltarak sıvıya, sıvı haline yine dışarıdan ısı verdiğimizde gaz haline dönüştürebiliriz. Bir katı maddenin sıvı hale, sıvı maddenin gaz haline dönüşmesine hal değişimi denir. Maddelerin hal değiştirmesi için verilmesi gereken ısı miktarı birbirinden farklıdır. ISI ALIŞ VERİŞİ Sıcak bir cisimden soğuk bir cisme ısı akışı olur. Bu ısı akışı iki maddenin sıcaklıkları eşit olana kadar devam eder. Burada dikkat edilmesi gereken konu ısı alış verişi yapan maddelerin kütlelerinin de birbirine yakın olması gerekir. Denize bir kova kaynar su döktüğünüzde, denizin sıcaklığının değişmeyeceğini hepiniz tahmin edersiniz. Isı alış verişi doğada rüzgar oluşumunu da meydana getirir. Sıcak cisimden soğuk cisme ısı akışı olduğunu nereden biliyoruz? Sobanın üzerine su dolu çaydanlığı koyduğumuzda çaydanlığın içerisindeki suyun sıcaklığının arttığını g&oum... Devamı

07 04 2011

Enerji Dönüşümü ve Öz Isı

• Enerjinin birçok çeşidi vardır. Ve birçok enerji çeşidi birbirine dönüşmektedir. • Bir elektrik ampulünde elektrik enerjisi ışık enerjisi dönüşürken aynı zamanda ısı enerjisi de açığa çıkar • Bisiklete binildikten bir süre sonra aniden fren yapıldığında bisiklet tekerleklerinde sıcaklık açığa çıkar çünkü, mekanik enerji ısıya dönüşmüştür. • Ütü, fırın, buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi gibi araçlarda elektrik enerjisi ısı enerjisine dönüşür ve bu araçlar çeşitli alanlarda kullanılır. • Hava serin olsa bile bir süre koştuktan sonra bunalmamızın sebebi: hareket enerjisinin ısıya dönüşmesidir. • İki elinizi birbirine sürttüğünüzde ısınırsınız. Çünkü mekanik enerji, ısıya dönüşmektedir. ( birbirine sürtünen iki yüzeyde enerji dönüşümü gerçekleşir) * Verilen örneklerden anlaşıldığı gibi maddelerin ısınması enerji dönüşümü ile gerçekleşir. Öz ısı Neye Denir: Bir maddenin sıcaklığındaki artış madde miktarına bağlı olduğu gibi maddenin türüne de bağlıdır. Bir gram maddenin sıcaklığını 1ºC artırmak için gerekli ısı miktarına o maddeninöz ısısı denir. 1 gram suyun sıcaklığını 1ºC artırmak için gerekli ısı miktarı 1 kalori’dir. Bundan dolayı öz ısı cal/g ºC veya j/g ºC birimiyle ifade edilir. Bütün maddelerin öz ısıları farklıdır. Öz ısı madde miktarına bağlı olmayıp madde cinsine bağlı olduğundan maddeler için ayırt edici bir özelliktir. Öz ısı “c” sembolü ile gösterilir. ... Devamı

07 04 2011

ISI VE SICAKLIK

Güneş ışınları yer yüzüne ulaşınca, üzerine düştüğü taş, toprak, su gibi maddeler ısınır; ışınların bir kısmı ısıya dönüşür. Yazın çok ısınan taş, kum, toprak gibi maddelerin sıcaklığı artığından üzerine çıplak ayakla basamayız. Isıtılan bakır tencerenin de bir süre sonra sıcaklığı artarak, elimizi yakacak duruma gelir. Yeteri kadar ısıtılmış olan odun ya da kağıt parçası ise tutuşur. Petrol ürünleri, odun, kömür gibi yakıtların yapılarındaki enerji, bu yakıtlar yandığında ısıya dönüşür. Elektrik enerjisi, maddenin iç enerjisi, ışık enerjisi, ses enerjisi, güneş enerjisi gibi ısı da bir enerji çeşididir. Yemek pişirmede, ısınmada, makinelerin, motorların, fabrikaların,santrallerin çalıştırılmasında bu ısıdan yararlanırız. Isı enerjisini üretebilmek için önce diğer bir enerji türünün tüketilmesi gerekir. Söz gelişi kömür yanmadan ısı enerjisi elde edemeyiz. Yanma sırasında kömürdeki kimyasal enerji ısı enerjisine dönüşür. Elektrik enerjisi; elektrik ocağı, ütü, ısıtıcı, fırın gibi araçlardaki tellerde ısıya dönüşür. Biz de bu enerjiyi çeşitli işlerimizi yapmada kullanırız. Maddeler katı, sıvı ve gaz olmak üzere üç halde bulunurlar. Her üç halde de maddelerin moleküllerinden ve atomlardan oluştuğunu biliyoruz. Katı bir maddenin molekülleri bulundukları yerde titreşim hareketi yapar. Sıvının molekülleri birbiri üzerinde kayarak yer değiştirirler. Gazlarda ise moleküller bulundukları kabın içinde bağımsız olarak her yöne hareket ederler. İster katı, ister sıvı, ister gaz halinde olsun, belli sıcaklıktaki her maddenin molekül ve atomları hareketlidir. Molekül ya da atomlar değişik hızlarla hareket ettiklerinden hepsinin hız... Devamı

10 03 2011

2010-2011 İlköğretim 2.Dönem 1.Yazılı Soruları-İndir-Download

2010-2011 1.Sınıf Matematik Dersi 2.Dönem 1.Yazılısı http://www.4shared.com/file/Y7DengLB/1sinifmatdegerlendirme.html 2010-2011 1.Sınıf Müzik 2.Dönem 1.Yazılısı http://rapidshare.com/files/417093760/4_M__Zae_K_DERSae__2010_2011_2._SINIF_YILLIK_PLANI.doc 2010-2011 1.Sınıf Hayat Bilgisi Dersi 2.Dönem 1.Yazılısı http://www.4shared.com/file/Hyvmge35/1sinifhayatbilgisitest-2.html 2010-2011 1.Sınıf Türkçe 2.Dönem 1.Yazılısı http://www.4shared.com/file/O99wtUjD/umutdersa.html 2010-2011 2.Sınıf Matematik Dersi 2.Dönem 1.Yazılısı http://www.4shared.com/file/outK2h91/yabancimatematk3kariik.html 2010-2011 2.Sınıf Müzik 2.Dönem 1.Yazılısı http://rapidshare.com/files/417093760/4_M__Zae_K_DERSae__2010_2011_2._SINIF_YILLIK_PLANI.doc 2010-2011 2.Sınıf Hayat Bilgisi Dersi 2.Dönem 1.Yazılısı http://www.4shared.com/file/AJeCga75/2-gsinavi-12.html 2010-2011 2.Sınıf Türkçe 2.Dönem 1.Yazılısı http://www.4shared.com/file/AJeCga75/2-gsinavi-12.html 2010-2011 3.Sınıf Matematik Dersi 2.Dönem 1.Yazılısı http://www.4shared.com/file/OtRc-P0x/matematketknl.html 2010-2011 3.Sınıf Müzik 2.Dönem 1.Yazılısı http://rapidshare.com/files/417088039/6_M__Zae_K_DERSae__2010_2011_3._SINIF_YILLIK_PLANI.doc 2010-2011 3.Sınıf Hayat Bilgisi Dersi 2.Dönem 1.Yazılısı http://www.4shared.com/file/uNIZ07q1/denemesnv.html 2010-2011 3.Sınıf Türkçe 2.Dönem 1.Yazılısı http://www.4shared.com/file/dNGYsRWS/TRKE_ETKNL.html 2010-2011 4.Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi 2.Dönem 1.Yazılısı http://www.4shared.com/file/jBHBc464/dnkl.html 2010-2011 4.Sınıf Görsel Sanatlar Dersi 2.Dönem 1.Yazılısı http://rapidshare.com/files/416995422/3_G__RSEL_SANATLAR_2010_2011_YILLIK_PLANI.doc 2010-2011 4.Sınıf İngilizce Dersi 2.Dönem 1.Yazılısı http://www.4shared.com/file/ZJ... Devamı

10 03 2011

2010-2011 Öğretim Yılı 2.Dönem 1.Veli Toplantı Tutanakları

2010-2011 1.sınıf 2.Dönem 1.Veli Toplantı Tutanağı http://www.4shared.com/file/BpvlV7f0/document276.html  2010-2011 2.sınıf 2.Dönem 1.Veli Toplantı Tutanağı http://www.4shared.com/file/3XDb2zZv/document278.html 2010-2011 3.sınıf 2.Dönem 1.Veli Toplantı Tutanağı http://www.4shared.com/file/PsqjBAfF/document277.html 2010-2011 4.sınıf 2.Dönem 1.Veli Toplantı Tutanağı http://www.4shared.com/file/whHCLoQH/document279.html 2010-2011 5.sınıf 2.Dönem 1.Veli Toplantı Tutanağı http://www.4shared.com/file/JgrpI62G/document280.html 2010-2011 6.sınıf 2.Dönem 1.Veli Toplantı Tutanağı http://www.4shared.com/file/_1c372aN/document281.html 2010-2011 7.sınıf 2.Dönem 1.Veli Toplantı Tutanağı http://www.4shared.com/file/OyrQIQ9G/document282.html 2010-2011 8.sınıf 2.Dönem 1.Veli Toplantı Tutanağı http://www.4shared.com/file/hNuFt7kT/document284.html ... Devamı

23 02 2011

2010-2011 2.Dönem İlköğretim ve Lise ŞÖK Tutanakları

2010-2011 2.Dönem 4.Sınıf Şube Öğretmenler Kurulu(ŞÖK) Toplantı Tutanağı http://www.4shared.com/file/cD7QGdAW/4sin2dsoktaoplantisi.html 2010-2011 2.Dönem 5.Sınıf Şube Öğretmenler Kurulu(ŞÖK) Toplantı Tutanağı http://www.4shared.com/file/I4p2M08b/5sisnnsubeogretmener2donemtopl.html 2010-2011 2.Dönem 6.Sınıf Şube Öğretmenler Kurulu(ŞÖK) Toplantı Tutanağı http://www.4shared.com/file/STNmIEYG/6sinif_2_donem_sube_ogretmenle.html 2010-2011 2.Dönem 7.Sınıf Şube Öğretmenler Kurulu(ŞÖK) Toplantı Tutanağı http://www.4shared.com/file/ys-qjGJ6/7sin2donemsubeogretmenkrl.html 2010-2011 2.Dönem 8.Sınıf Şube Öğretmenler Kurulu(ŞÖK) Toplantı Tutanağı http://www.4shared.com/document/n5D6c494/sube.html 2010-2011 2.Dönem 9.Sınıf Şube Öğretmenler Kurulu(ŞÖK) Toplantı Tutanağı http://www.4shared.com/file/wvOAO-vI/SOK_TOPLANTI_TUTANAGI_ORNEK.html 2010-2011 2.Dönem 10.Sınıf Şube Öğretmenler Kurulu(ŞÖK) Toplantı Tutanağı http://www.4shared.com/file/wvOAO-vI/SOK_TOPLANTI_TUTANAGI_ORNEK.html 2010-2011 2.Dönem 11.Sınıf Şube Öğretmenler Kurulu(ŞÖK) Toplantı Tutanağı http://www.4shared.com/file/wvOAO-vI/SOK_TOPLANTI_TUTANAGI_ORNEK.html 2010-2011 2.Dönem 12.Sınıf Şube Öğretmenler Kurulu(ŞÖK) Toplantı Tutanağı http://www.4shared.com/file/wvOAO-vI/SOK_TOPLANTI_TUTANAGI_ORNEK.html ... Devamı

22 02 2011

2010-2011 İlköğretim ve Lise 2.Dönem 1.Zümre Toplantı Tutanaklar

2010-2011 Ana Sınıfı(Okul Öncesi) 2.Dönem Zümre Toplantı Tutanağı http://rapidshare.com/files/449322286/ana2-1.doc 2010-2011 1.Sınıf 2.Dönem Zümre Toplantı Tutanağı http://www.4shared.com/file/o7v-q0V8/1_sinif_2_donem.html  2010-2011 2.Sınıf 2.Dönem Zümre Toplantı Tutanağı http://rapidshare.com/files/449321898/2SnfZumreTutanagi2.Donem.rar 2010-2011 3.Sınıf 2.Dönem Zümre Toplantı Tutanağı http://rapidshare.com/files/449322185/3s_2_donem_zumre_tutanagi.rar 2010-2011 4.Sınıf 2.Dönem Zümre Toplantı Tutanağı http://rapidshare.com/files/449324116/4._sinif_2._d_zumre.doc 2010-2011 5.Sınıf 2.Dönem Zümre Toplantı Tutanağı http://rapidshare.com/files/449323978/5sinif2donemzumre.doc http://www.4shared.com/document/Rg86K9Ur/5sinif2donemzumre.html 2010-2011 Kimya dersi 2.Dönem Zümre Toplantı Tutanağı http://rapidshare.com/files/449324849/2010-2011_2.d__nem_kimya__z__mresi.doc  2010-2011 Din Kültürü dersi  2.Dönem Zümre Toplantı Tutanağı http://rapidshare.com/files/449322558/dinzumre2.doc 2010-2011 Matematik Dersi  2.Dönem Zümre Toplantı Tutanağı http://rapidshare.com/files/449324979/zmat2zumree.doc  2010-2011Beden Eğitimi Dersi  2.Dönem Zümre Toplantı Tutanağı http://rapidshare.com/files/449322480/bedenzumre2.doc 2010-2011 Biyoloji ve Sağlık Dersi  2.Dönem Zümre Toplantı Tutanağı http://rapidshare.com/files/449326137/2.Donem_Zumrebae_yo.doc 2010-2011 Fizik Dersi  2.Dönem Zümre Toplantı Tutanağı http://rapidshare.com/files/449326272/ikinci_d__nem_fizik_z__mresi.doc http://www.4shared.com/document/wywGUxi0/ikinci_dnem_fizik_zmresi.html 2010-2011 Tarih Dersi  2.Dönem Zümre Toplantı Tutanağı http://rapidshare.com/files/449324901/2010_-_2011_2.D__NEM_TARae_H_Z__MRESae_.doc 2010-2... Devamı

23 01 2011

IŞIK VE SES-Işığın görmedeki rolü

Işık; tüm Dünya’nın ve Evren’in enerji kaynağıdır. Bitkiler ışık enerjisini kullanarak kendi besinlerini üretirler. Bitkilerin ürettiği besinleri hem kendileri, hem hayvanlar, hem de insanlar kullanırlar.  Işık, birçok buluşun insanlığın hizmetine sunulmasını sağlamıştır.  Karanlıkta Göremeyiz  Etrafımızdaki varlıkları duyu organlarımızla algılarız. Duyu organlarımızdan biri olan gözümüz sayesinde, etrafımızda meydana gelen pek çok şeyi görerek tanırız. Böylece onlar hakkında fikir sahibi oluruz.  Görme olayının gerçekleşebilmesi için baktığımız varlıkların bir ışık kaynağı tarafından aydınlatılması ve bu varlıklardan gözümüze ışık gelmesi gerekir. Dolayısıyla karanlık ortamda görme olayı gerçekleşmez.    Bulunduğumuz ortamdaki varlıkları net olarak görebilmemiz için ışık miktarının yeterli olması gerekir. Işık miktarı yetersiz olduğunda ya da çok fazla arttığında görme olayı zorlaşır.  Bitkilerin besin ve oksijen üretebilmesi için ışığa ihtiyaçları vardır. Işık tüm canlıların yaşam kaynağıdır.    Geceleyin parkların aydınlatılması için parklardaki lambalar yakılır.    Yerin yüzlerce metre altındaki madenlerde çalışan işçiler, baretlerindeki lamba sayesinde önlerini  görebilirler.    Deniz feneri, yaydığı ışıkla kıyıya yakın seyreden gemilerin kayalardan uzak durmasını sağlar. ... Devamı

23 01 2011

Çevredeki ışık kaynakları

Çevremizdeki canlı ve cansız varlıkları görmemizi sağlayan ışıktır Çevresine ışık vererek aydınlatan cisimlere ışık kaynağı denir. Işık kaynakları doğal ve yapay olarak ikiye ayrılır. Doğal ışık kaynakları   Güneş                           Ateş böceği                  Yıldızlar                       Şimşek                         Yapay  Işık kaynakları Mum  - ışıldak Odun – gaz lambası Elektrik Ampulü El feneri  v.b     Işık kaynağı olmayan cisimlerden bazıları ışık kaynaklarından aldıkları ışığı yansıtırlar.Biz onları ışık veriyormuş gibi görürüz.Örnek olarak ;Ay ışık kaynağı değildir, güneşten aldığı ışığı yansıtır.    Işığı yansıtan cisimlerde ışık kaynağı gibi davranırlar ama ışık kaynağı değildirler. Örneğin parlak boncuklar,kristal taşlar, çatal,kaşık,ayna ışığı yansıtır. Devamı

23 01 2011

Geçmişten günümüze kullanılan aydınlatma teknolojileri

İlk insanlar ateşi düşen bir yıldırım sayesinde buldu daha sonra odun parçalarını birbirine sürterek ateş yakmayı öğrendiler. Daha sonra çakmak taşını keşfettiler.Sonrada kibriti buldular.Daha sonra uzun süre yanabilen  ağaçlardan meşaleler yaptılar.Hayvan yağlarının içine fitil koyup mum yaptılar. Petrolün bulunmasından sonra uzun süre gaz lambaları kullanıldı.Karpit taşının suya atarak asetilen gazı elde edildi bu gaza uygun lambalar kullanıldı Elektrik bulunduktan sonra Thomas Alva EDİSON adlı ABD li mucit elektrik ampulünü icat etti. Böylece modern aydınlatma devri başladı.  Bilim adamlarının sayesinde günümüzde modern aydınlatma araçlarına kavuştuk.Eski Aydınlatma araçları çok dayanıklı değildiler bitebiliyorlardı.Yangın çıkmasına neden oluyor ayrıcada çıkardıkları duman ve gazla çevreyi kirletiyorlardı.Şimdi kullandığımız aydınlatma araçları hem daha temiz hem de kolay kullanılabilir. Devamı

23 01 2011

Çevremizdeki farklı sesler ve ses kaynakları

Ses çıkaran her madde veya cisme ses kaynağı adı verilir. Ses kaynaklarının çıkardığı sesler birbirinden farklıdır. Bazı sesler doğaldır. Bazıları ise insanlar tarafından yapay olarak oluşturulabilmektedir.  1.Doğal Ses Kaynakları: Kuş sesleri, deredeki suyun sesi,rüzgarın sesi, dalgaların sesi doğal seslerdir. Doğal sesleri üreten varlıklara doğal ses kaynakları denir.  2.Yapay Ses Kaynakları: Müzik aletlerinden çıkan sesler, taşıtların çıkardığı sesler, hoparlörün, radyonun ve televizyonun çıkardığı sesler yapay seslerdir. Yapay sesleri üreten varlıklara yapay ses kaynakları denir. Devamı

23 01 2011

Titreşim ve ses oluşumu ilişkisi

Titreşen bir nesnenin başlattığı titreşimler dizisine ses denir. Sesin oluşabilmesi için titreşim hareketi gereklidir. Titreşim bir nesnenin ileri geri hareketidir. Titreşim yapan ses kaynakları havayı titreştirir. Titreşen hava yayılarak kulağımıza gelir ve bir etki oluşturur. Böylece ses işitilir.  Konuşurken elimizi boğazımıza dokundurduğumuzda gırtlağımızda bir titreşim meydana geldiğini hissederiz. Gırtlağımızda ses telleri adı verilen iki tane kas şeridi vardır. Konuşurken gırtlağımızdaki bu ses telleri hızla titreşir ve sesi meydana getirir.  Ses telleri ne kadar hızlı titreşirse ses o kadar yüksek çıkar. Kadınların ses telleri kısa ve ince, erkeklerin ses telleri ise uzun ve kalındır. Bu yüzden kadınların ve erkeklerin sesleri birbirinden farklıdır.  Saz, gitar, keman, mandolin ve davul gibi birçok müzik aletinde titreşim hareketi görülebilir. Ancak flüt, kaval, ney gibi birçok müzik aletinde titreşim hareketi görülmez.  Saz, gitar, mandolin, keman gibi müzik aletlerinde titreşen teller ses çıkarır.  Klarnet gibi bazı üflemeli müzik aletlerinin ağız kısmında ağaçtan yapılmış ince bir parça bulunur. Müzik aletine üflendiğinde bu parça aletin içindeki havayı titreştirerek ses çıkarır.    Flüt, kaval, ney gibi üflemeli çalgılarda, klarnette olduğu gibi ağaçtan yapılmış bir parça yoktur. Bu çalgılara üflendiğinde aletin içindeki hava titreşerek ses çıkarır.    Davul gibi vurmalı müzik aletlerinde deri bulunmaktadır. Deriye Vurulduğunda titreşerek ses çıkarır.    Radyonun ya da televizyonun sesini işitebiliriz. Ancak çıkardıkları ses dalgalarını göremeyiz. Bu gibi aletlerin çıkardıkları sesleri etkilerinden anlayabiliriz. Örneğin, çalmakta... Devamı

23 01 2011

Sesin işitmedeki rolü

Ses kaynaklarından çıkan ses, havada yayılarak kulağımıza kadar gelir ve kulak zarını titreştirir. Kulak zarındaki titreşimler kulağın iç kısımlarına iletilir. Bu titreşimler belirli bir ileti taşır. Bu iletiler beyne ulaştığında ses işitilmiş olur.    Bir canlının kulağının büyük olması o canlının daha iyi duyabileceği anlamına gelmez. Fillerin kulakları insanlarınkinden çok büyük olmasına rağmen, ancak insanların işitebileceği sesleri işitirler. Fillerin kulaklarının büyük olması üzerlerine konan böcekleri uzaklaştırmalarına ve serinlemelerine yardımcı olur.  Ses, havada yayılırken havayı oluşturan moleküllerin titreşmesine neden olur. Titreşen moleküller çevresindeki diğer moleküllere enerji aktarır. Ancak ses kaynağından uzaklaştıkça enerji aktarımında azalma meydana gelir.  Bulunduğumuz odada çalışmakta olan televizyondan çıkan ses çok az enerji kaybederek kulağımıza gelir. Böylece televizyonun sesini kolayca duyabiliriz. Ancak televizyondan uzaklaştıkça sesini duymakta zorluk çekeriz. Bunun sebebi kaynaktan uzaklaştıkça sesin enerji kaybetmesidir.  Aynı ses kaynağının ürettiği sesin farklı uzaklıklardan farklı şekilde duyulmasını sağlayan özelliğe sesin şiddeti denir.  Kolumuz aşağıda iken kol saatimizin sesini işitemeyiz. Kol saatimizden çıkan sesler saatten çıktıktan sonra her yöne yayılarak enerjisini kaybeder. Çok az bir kısmı kulağımıza ulaşır.  Kol saatimizi kulağımıza dayadığımızda saatten çıkan ses çok az enerji kaybederek kulağımıza ulaşır. Böylece kol saatimizin sesini işitebiliriz.  Bir dosya kağıdını rulo yapıp bir ucunu kol saatinin üzerine, diğer ucunu kulağımıza dayarsak saatin sesini işitebiliriz. Ancak kağıt rulo çok uzun olursa saatin sesini işitemeyiz. Bunun sebebi sesin yol ald... Devamı

23 01 2011

Çevre kirliliğinin bir türü olan ses kirliliği

GÜRÜLTÜ VE ZARARLARI    Hoşa gitmeyen ve insanlar üzerinde olumsuz etki yapan seslere gürültü denir. Şehirlerin büyümesi ve teknolojik gelişmeler gürültüyü artırır. • Gürültülü ortamlarda bulunanların işitme yeteneğinde bozukluklar görülür. • Gürültü, insanların gergin ve sinirli olmasına neden olur. • Gürültülü ortamlarda çalışanların dikkatleri dağılır. • Gürültülü ortamlarda bulunmak ve yüksek sesle walkman dinlemek kulak zarını zedeleyebilir. SES KİRLİLİĞİ       Amacı dışında kullanılan yüksek ses, ses kirliliğine neden olur. Kalabalık şehirler ve gelişen teknoloji ses kirliliğinin artmasına neden olur. • Ses kirliliği, ruh ve beden sağlığımızı olumsuz yönde etkiler. • Gürültülerden etkilenmemek için binalara ses yalıtımı yapılır. Sesin bulunduğu ortamdan geçişini engellemek amacıyla binaların yalıtım maddeleriyle kaplanmasına ses yalıtımı denir. Devamı

23 01 2011

Güneş,Dünya ve Ay'ın şekil ve büyüklükleri

Bulutsuz bir günde gökyüzüne baktığımızda Güneş’i, gece ise Ay ve yıldızları görürüz. Güneş, Dünya, Ay ve bütün yıldızlar uzay adı verilen sonsuz bir boşluk içinde bulunmaktadır. Günümüzde Güneş, Dünya ve Ay’ın küreye benzediğini biliyoruz. Geçmişte insanlar Güneş, Dünya ve Ay’ın şekilleri hakkında değişik görüşler ortaya atmışlardır. Anaximenes’e göre (M.Ö. 585-525) Dünya düz bir tepsi gibi olup hava içinde yüzer, Güneş ise ince bir yaprak gibi gökyüzünde hareket edermiş. Mısırlı bilim adamları da Dünya’nın tepsi biçiminde olduğunu, ortasında verimli bir çukurluk çevresinde yüksek dağlar olduğunu ve bu tepsinin suda yüzdüğünü ortaya aymışlar. Yukarıdaki düşüncelerden de anlaşıldığı üzere insanlar meraklarını gidermek amacıyla sürekli araştırmalar yapmışlardır. Bilim insanları, uzay ve gök cisimlerinin gizemini çözmek amacıyla gözlem evleri kurmuş, teleskopu icat etmişlerdir. Teleskop, gök cisimlerini gözlemek amacıyla kullanılıp Güneş, Dünya ve Ay’ın bilinmeyen birçok yönünü çözmemizi sağlamıştır. • GÜNEŞ: Çok sıcaktır ve yanmakta olan gazlardan oluşan ateşten bir topa benzer. Çok güçlü bir ısı ve ışık kaynağıdır. Güneşin güçlü ışığı gözlerimiz için çok zararlıdır. Bu nedenle hiçbir zaman güneşe çıplak gözle, özellikle de teleskop ve dürbün ile bakılmamalıdır. • DÜNYA: Güneşin çevresinde dolanan bir gezegendir. Dünyanın katmanlardan oluşan bir küreye benzediğini dördüncü sınıfta öğrenmiştik. • AY: K&u... Devamı

23 01 2011

Dünya ve Ay'ın hareketleri,Ay'ın evreleri

Dünya, üzerinde yaşadığımız gezegendir. Güneş sisteminin dokuz gezegeninden biridir. Dünya uzaydaki cisimler arasında ancak küçücük bir nokta gibi kalır. Çünkü uzay, her biri birer güneş kadar olan sayısız yıldızlarla doludur. Bu yıldızlar arasından bizim dünyamızdan milyon kere daha büyükler vardır. Dünyamız küreye çok benzeyen geoit şeklindedir. DÜNYA'NIN ŞEKLİ ÜZERİNDEKİ BİLGİLERİN GELİŞMESİ * Bundan 4000 yıl önce yaşayan Mısırlılar, Dünya'yı uzunca bir kutu, gökyüzünü de onun kapağı olarak hayal ediyorlardı. * Eski Hintliler ise Dünya'yı filin sırtında duran büyük bir disk biçiminde olduğunu sanıyorlardı. * Eski Yunanlılar, MÖ 850 yıllarında Dünya'yı uçsuz bucaksız sularda yüzen bir disk biçiminde sanıyorlardı. * Dünyanın yuvarlak olduğunu söyleyen ilk kişi M.Ö. 6. yüzyılda yaşamış eski Yunanlı bilgin Pisogor'dur. *Gene de 16. yüzyılda kaşifler Dünya'nın çevresini denizden dolaşıncaya kadar Dünyanın yuvarlak olduğu benimsenemedi. Dünya'nın küre biçiminde olduğunu kanıtlayan diğer gözlemler şunlardır. • Bir gemi veya uçak, hep aynı yöne giderse hareket ettiği noktaya geri döner. • Kıyıda duran bir insan, ufuktan yaklaşan bir geminin önce dumanını, bacasını daha sonra tekne kısmını görür. Eğer Dünya yuvarlak olmasaydı görüş alanımıza giren gemiyi bütünüyle görebilirdik. • Ay tutulması olduğunda Dünya'nın Ay üzerine vuran gölgesi yuvarlaktır. Buradan Dünya'nın yuvarlak olduğu sonucuna varılabilir. A - DÜNYAMIZ • Kutuplardan basık, ekvatordan şişkin küre biçimindedir. • Dünya'mızı ortadan yatay olarak iki eşit p... Devamı

23 01 2011

Elektrik Enerjisi Nasıl Taşınır?

Farklı enerji türlerinden elektrik enerjisinin üretilmesini sağlayan kuruluşlara elektrik santrali denir. Elektrik santrallerinin termik santral, hidro elektrik santrali, nükleer santral gibi çeşitleri vardır. Bunun dışında rüzgâr enerjisi, güneş enerjisi ve jeotermal (termal su kaynakları) enerji ile çalışan santraller de vardır. Elektrik enerjisi, basit bir elektrik devresinde olduğu gibi elektrik santralinde başlayıp evlere, işyerlerine kadar uzanan ve oradan tekrar santrale dönen kapalı bir devrede taşınır. Elektrik enerjisi, kullanıldığı yerlere göre ışığa, sese, ısıya ve harekete dönüşür. Elektrik santrallerinde üretilen elektrik enerjisinin kullanılacağı yerlere taşınmasını enerji nakil hatları sağlar. Enerji nakil hatları, ya toprak altında bulunan iletken tellerden ya da çelik direkler üzerinde bulunan iletken tellerden oluşur. Enerji nakil hatlarında genelde bakır veya alüminyumdan yapılan iletken teller kullanılırken demirden yapılan iletken teller kullanılmaz. Enerji nakil hatlarında demir gibi iletkenlerin kullanılmamasının nedeni de bakır ve alüminyumun demire göre hem kolay işlenmesi hem de daha kolay eğilip bükülmesidir. (Enerji nakil hatlarında genelde alüminyumdan yapılan iletken teller kullanılır). Enerji nakil hatlarında kullanılan çelik direkler iletkendir. Elektrik enerjisinin taşınması sırasında iletken tellerin çelik direklere temas etmesi halinde elektrik enerjisi toprağa akar ve enerji kaybı olur. İletken tellerin çelik direklere temas etmesini önlemek için bu tellerin direklere temas eden kısımlarında cam, seramik gibi yalıtkan maddeler kullanılır. ... Devamı

23 01 2011

Yalıtkanlar Sizi Korusun

  Elektrik akımını iletmeyen maddelere yalıtkan madde denildiğini biliyorsunuz.           Bu maddeleri birlikte tekrar anımsarsak; cam, plastik, porselen, topraktan yapılmış malzemeler vb.           Elektrik devrelerinde kullanılan kabloların dış yüzeylerini incelediğinizde bunların plastik malzemelerle kaplı olduğunu görürsünüz. Bunun nedeni iletken telden geçen elektrik akımının bize zarar vermemesi içindir.           Ampullerin takıldığı duylara bakarsanız bunların ya sert plastikten ya da porselenden olduğunu görürsünüz.           Sert plastik ve porselende yalıtkan maddedir. Bizi elektrik akımının olumsuz etkilerinden korur.           Elektrikle çalışan aletlerde yalıtım çok önemlidir. Elektrikli aletlerde, elektrikle temas eden tüm yüzeylerin yalıtkanlarla güvenli hale getirildiğini görürsünüz. Devamı

23 01 2011

İletkeni Değiştir, Ampülün Parlaklığı Değişsin

Bir iletkenin direnci, iletkenin uzunluğuna, iletkenin cinsine ve kesit alanına bağlıdır (iletkenin inceliğine, kalınlığına). I. Bir iletken telin direnci, telin uzunluğu ile doğru orantılıdır.    Telin uzunluğu arttıkça, direnci artar. Bunu, içi çakıl dolu su borusu modeli ile açıklayabiliriz. Içi çakıl dolu su borusunun uzunluğu arttıkça, suyun akış hızının azaldığı görülür. II. Bir iletken telin direnci, telin kesit alanı (kalınlığı) ile ters orantılıdır.    Telin kesit alanı (kalınlığı) arttıkça, direnci azalır. Kesit alanı S ile gösterilir. Iletken telin kalınlığı arttıkça, direnç azalır, devrede dolanan akım artar. III. Bir iletkenin direnci, iletkenin cinsine bağlıdır.    Bütün iletkenlerin aynı uzunluk ve kalınlıktaki parçalarının direnci farklı farklıdır. Iletken bir maddenin, birim uzunluğunda ve birim kesitindeki parçasının direncine, öz direnç adı verilir. Her iletkenin öz direnci farklıdır. (Özdirenç, ile gösterilir. ¨ rho, ro diye okunur.) Bazı maddelerin öz dirençlerinin küçükten büyüğe doğru sıralaması şu şekildedir:   Bir iletkenin direnci, telin uzunluğuyla doğru, kesit alanı ile ters orantılı ve iletkenin cinsine bağlıdır. Metallerde iletkenliği sağlayan esas faktör,  atomların çevresinde bulunan serbest elektronlardır. Serbest elektronlar, atomların en dış yörüngelerinde bulunan elektronlardır. Bunlar atom çekirdeğine çok uzakta bulunduğu için, atomlar arasında serbestçe hareket edebilirler. Elektrik Enerjisi Direnç Nedeniyle Isıya Dönüşür Elektronlar iletken içinde rahatça akamayıp atomların engellenmesiyle karşılaşırlar. Işte bu direnç yüzünden elektronların enerjisinin bir kıs... Devamı

23 01 2011

Elementler ve Sembolleri

Elementler tek cins atomu içeren maddelerdir. ·         Bileşikler ise değişik atomların belirli bir sayıda birleşmesi ile oluşan ve kendini oluşturan atom türlerinin özelliklerinden farklı özelliklere sahip maddelerdir. ·         Bazı moleküller aynı tür atom içerir. Molekül yapılı oldukları halde tek bir cins atom içerdikleri için bu maddelerde element olarak değerlendirilir. Bu durum oksijen ve azot gazı örneklerinde olduğu gibi daha çok gazlarda görülür. ·         Aynı cins maddelerin atomları aynı, farklı cins maddelerin atomları ise birbirinden farklıdır. Örneğin; Demir atomları ile Civa atomları birbirinden farklıdır. Bu fark atomu oluşturan parçacıkların farklı sayıda olmasından kaynaklanmaktadır. ·         Elementlerin türü değiştikçe içerdiği atomların büyüklükleri de değişir, dolayısı ile bunlar farklı atomlardır. ·         Günlük hayatımızda kullandığımız eşyaların yapıldıkları maddeleri incelersek bunların içinde en çok Demir, Alüminyum, mücevherler, Altın ve Gümüş, Oksijen, Hidrojen,Azot dan oluştuğu görülür. ·         Atomlar birbirlerinden büyüklük bakımından farklıdır. Büyüklüklerine göre ilk 20 element ve sembollerin sırası şöyledir; 1.     Hidrojen                           (H) 2.     Helyum      &nbs... Devamı

23 01 2011

Atomun Yapısı (Konu Anlatım)

ATOMUN YAPISI Elementlerin tüm özelliğini gösteren en küçük parçasına atom denir. Atomu oluşturan parçacıklar farklı yüklere sa-hiptir. Atomda bulunan yükler; negatif yükler ve pozitif yüklerdir. Atomu oluşturan parçacıklar: * Cisimden cisme elektrik yüklerini taşıyan negatif yüklü elektron, * Elektronların yükünü dengeleyen aynı sayıda ama pozitif yüklü olan proton, * Elektrik yükü taşımayan nötr parcacık nötron. Atom iki kısımdan oluşur : 1-Çekirdek (merkez) ve 2-Katmanlar (yörünge; enerji düzeyi) Çekirdek, hacim olarak küçük olmasına karşın, atomun tüm kütlesini oluşturur. Çekirdekte proton ve nötronlar bulunur. Elektronlar ise çekirdek çevresindeki katmanlarda bulunur. Tanecik adı Sembol Elektrik yükü  Kütle (kg) Proton P+ +  1,6725.10-27 kg Elektron e- -  9,107.10-31 kg Nötron n0 0  1,6748.10-27 kg Elektronların çekirdek etrafında dönme hızı, 2,18.108 cm/sn’dir. Elementlerin Çekirdekte bulunan protonlar, atomun ( o elementin) tüm kimyasal ve fiziksel özelliklerini belirler. Proton sayısı atomlar (elementler) için ayırt edici özelliktir. Yani proton sayısının farklı olması elementin diğerinden farklı olduğu anlamına gelir. Elektronların bulunma olasılığının olduğu bölgelere elektron bulutu denir. Kimyasal olaylarda (reaksiyonlarda) yalnızca elektron sayısı değişir. Proton ve nötron, çekirdekte bulunduğu için sayıları değişmez. Nötr bir atom için; elektron sayısı= proton sayısı (A.N... Devamı

23 01 2011

Elektronların Dizilimi ve Kimyasal Özellikler

Helyum (2), neon (10), argon (18)in elektron dağılımları incelendiğinde Eğer bu üç elementin birer elektronu daha olsaydı, her birinde yeni bir katman oluşacaktı. Çünkü her üçünün de en dıştaki katmanları tamamen dolu durumdadır. 1.Katmanda en çok 2 elektron bulunması durumu dublet kuralı, 2. ve 3. katmanlarda en çok 8 elektron bulunması durumu oktet kuralı olarak adlandırılır. Helyum dublet, neon ve argon oktet kuralına uyar. Oktet veya dublet kuralına uyan atomlar kararlı yapıya sahiptir. Diğer elementler de kararlı yapıya sahip olmak isterler. Bu yüzden elektron alır veya verirler. Son yörüngesindeki elektron sayısı az olan lityum (3), berilyum (5) gibi elementler elektron verme eğilimindedir. Oksijen(8), flor(9) elementleri ise elektron almaya yatkındır. Atomlar elektron alarak veya vererek kararlı yapıya ulaştıklarında artık, iyon olarak adlandırılırlar. Nötr bir atomun elektron almış veya vermiş haline iyon denir. Atom elektron alarak kararlı hale geçerse elektron sayısı>proton sayısı olur. Bu tür iyonlara negatif(-) yüklü iyon (anyon)denir. Atom elektron vererek kararlı hale geçerse elektron sayısı(+)yüklü iyon (katyon)denir. Atomlar kaybettikleri elektron sayısı kadar +yüklü, kazandıkları elektron sayısı kadar – yüklü olurlar. Not: iyon yükü =proton sayısı- elektron sayısı Eğer iyon anyonsa sembolün sağ üst kısmına – işareti konur ve aldığı elektron sayısı yazılır. Katyonsa + işareti konur ve sayısı yazılır. ... Devamı

23 01 2011

Kimyasal Bağ

Atomlar birleştiği zaman elektron dağılımındaki değişmelerin bir sonucu olarak kimyasal bağlar meydana gelir. Üç çeşit temel bağ vardır. 1-İyonik bağlar, elektronlar bir atomdan diğerine aktarıldığı zaman meydana gelir. Tepkimeye giren elementlerden birinin atomları,elektron kaybedip pozitif yüklü iyonlara dönüşürken,diğer elementin atomları elektron kazanıp negatif yüklü iyon oluştururlar. Böylece zıt(artı-eksi) bir şekilde yüklenmiş iyonlar arasındaki elektrostatik çekim kuvveti,söz konusu iyonları bir kristal içinde tutar. 2- Kovalent bağlarda elektronlar, bir atomdan diğerine aktarılmaksızın ortaklaşa kullanılır. Tek kovalent bağ,iki atom tarafından bölünmüş yani ortaklaşa kullanılan bir elektron çiftinden ibarettir. Moleküller birbirlerine kovalent bağlarla bağlanmış atomlardan meydana gelir. 3-Metalik bağlar, metal ve alaşımlarda bulunur. Metal atomları üç boyutlu bir yapı içinde düzenlenirler. Bu atomların  en dış elektronları, yapının her tarafında serbestçe dolaşır ve atomların birbirlerine bağlanmasını sağlarlar.        1 - İYONİK BAĞ        Bir metal bir ametalle etkileştiği zaman elektronlar metal atomundan ametal atomuna aktarılır ve bunun sonucunda bir iyonik(veya elektrovalent) bileşik meydana gelir. Atomlardan elektron kaybıyla oluşan pozitif iyonlara katyon denir. Atomların elektron kazanarak oluşturdukları negatif iyonlar da anyon olarak isimlendirilir. Bu iyonlar bir araya getirildiklerinde bir kristal oluşturmak üzere birbirlerini çekerler.          A gruplarındaki elementlerin bileşikleri çoğu kez elementlerin simgeleri ile birlikte değerlik elektronlarını gösteren noktalar kullanılarak ifade edilir. Değerlik elektronları baş grup(A grubu) elementle... Devamı

23 01 2011

Karışımlar (Konu Anlatımı)

Çözelti: Homojen karışımlara çözelti denir Homojen karşım: karışımı oluşturan maddelerin karışımın her tarafına eşit olarak dağılmasıyla oluşan karışımdır. Heterojen karışım: karışımı oluşturan maddelerin karışımın her tarafına eşit olarak dağılmamasıyla oluşan karışımdır. Çözücü: karşımı oluşturan maddelerden miktarı çok olana denir. Çözünen: karışımı oluşturan maddelerden miktarı az olana denir. Seyreltik: bir çözeltide çözünen madde miktarı, diğer bir çözeltide bulunan çözünen madde miktarından daha az ise seyreltik denir. Derişik: bir çözeltide çözünen madde miktarı diğer bir çözeltide bulunan çözünen madde miktarından daha fazla ise derişik denir.   iki ve ya da daha fazla maddenin kimyasal bağ oluşturmadan bir arada bulunmasıyla karışımlar oluşur. Karışımı oluşturan maddeler, karışımın her tarafına eşit olarak dağılmışsa bu tür karışımlar homojen karışımlardır. Homojen karışımlar çözelti olarak adlandırılır. Örneğin; çay içine şeker attığımızda, şeker çay içinde çözünür. Şeker karışımın her tarafında eşit oranda bulunduğundan bu karışım homojen karışımdır. Eğer karışımı oluşturan maddeler karışımın her tarafında dağılmamışsa bu tür karışımlar heterojen karışımlardır. Örneğin; toprak heterojen bir karışımdır. Toprağı oluşturan maddeler, toprağın her katmanında aynı oranda olmadığından dolayı bu karışım heterojendir. ... Devamı

23 01 2011

Bileşikler ve Formülleri

Farklı elementlere ait atomların belirli oranlarda bir araya gelerek bağ yapmasıyla oluşan yeni ve saf maddeye bileşik denir. Bileşikler kendilerini oluşturan elementlerden tamamen farklı fiziksel ve kimyasal özelliklere sahiptir. Bileşikler moleküler yapıda olabilecekleri gibi, olmayabilirler de. Örneğin su, su moleküllerinden oluşur. Çünkü suyu oluşturan hidrojen ve oksijen arasında kovalent bağ vardır.( amonyak, karbondioksit, basit şeker, kükürtdioksit gibi.) Bileşikler moleküler yapıda değilse, bileşiği oluşturan atomlar arasında iyonik bağ vardır. Bu tür bileşiklere iyonik yapılı bileşik denir. İyonlar yığınlar halinde düzgün bir örgü oluşturur. ( kalsiyumoksit, sodyumiyodür gibi.) Bileşikler içerdikleri elementlere göre adlandırılır. Bileşikleri göstermek için element sembollerini kullanırız. Bunlara formül denir. Bir bileşik formülünde, o bileşiği oluşturan elementlerin sembolleri ve o elementin atomlarından kaç tane olduğu yazılır. Örneğin: CO de 1 karbon atomu, 2 oksijen atomu, HCI’de 1 hidrojen atomu, 1 klor atomu, C H O ‘da 6 karbon, 12 hidrojen, 6 oksijen atomu vardır. Devamı

23 01 2011

Ses Dalgaları

SES Ses kaynakları titreşerek ses meydana getirir. Titreşim, bir cismin ileri geri gidip gelme hareketidir. Ses veren her şey titreşir. Titreşen cisimler ses oluşturur. Ses veren cisimler esnektir. Esnek olan cisimler ses dalgaları meydana getirebilir ve ses dalgalarını iletebilir. Ses üreten varlıklara ses kaynağı denir.Ses madde değil, enerjidir SESİN OLUŞMASI VE YAYILMASI Ses dalgaları titreşim kaynağından enerji taşırlar. Bu enerji, çeşitli ortamlar tarafından iletilir. Bu esnada ortam yer değiştirmez, hareket eden madde değil, hareket enerjisidir.Su yüzeyindeki dalgalar ile havada yayılan ses dalgaları farklıdır. Su dalgalarını gördüğümüz halde, ses dalgalarını göremeyiz. Ses dalgaları havada küresel olarak yayılır. Cisimlerin titreşmesi ile meydana gelen sesin kulağımıza kadar gelebilmesi için ses kaynağı ile kulağımız arasında katı-sıvı-gaz gibi esnek bir ortamın bulunması gerekir. Yani ses boşlukta yayılmaz. Sesin farklı ortamlarda yayılma hızı da farklıdır. Sesin yayılma hızı bazı etkenlere bağlı olarak değişir.Bunlar; 1- Sesin yayılma hızı ortamın sıcaklığına bağlıdır. Sesin 0ºC de havada yayılma hızı 331m/s olduğu halde 20ºC de 344 m/s ‘dir. Sıcaklık artıkça sesin o ortamdaki yayılma hızı da artar. 2- Sesin yayılma hızı ortamın cinsine bağlıdır. Ses katı maddelerde en hızlı, gaz maddelerde ise en yavaştır. 3-Sesin yayılma hızı ortamın yoğunluğuna bağlıdır. Ortamın yoğunluğu arttıkça sesin yayılma hızı da artar. Ses oluştuğu ortamlarda dalgalar halinde yayılır. Titreşen her madde ses oluşturur.Fakat bu oluşan ses dalgaları aynı değildir. Ses dalgalarının bazı özellikleri vardır.Bunlardan biri genliktir. Bir dalga tepesi ile dalga çukuru arasındaki mesafenin yarısına genlik denir.Bir çukur ve birde tepeden oluşan ( bir dalga boyu) dalgaya da periyot denir. YANKI: Ses dalgalarının bir engele çarptıktan sonra... Devamı

23 01 2011

Sesin Özellikleri

Sesleri birbirinden ayıran üç özellik vardır. Bunlar sesin şiddeti, sesin yüksekliği ve sesin tınısıdır. SORU : 1- Bazı sesleri ayırt ermek niçin daha zordur 2- Tek kişi alkışladığında mı yoksa bütün sınıf alkışladığında mı daha şiddetli ses çıkar? 3- Flütle üflenen –si sesi mi, yoksa –do sesi mi daha kalındır? 4- Yavaş üflenerek çıkartılan –si sesi mi, yoksa hızlı üflenerek çıkartılan –si sesi mi daha şiddetlidir? 5- Ses şiddetinin bağlı olduğu faktör ya da faktörler nelerdir? 6- Sesin incelik ve kalınlığının bağlı olduğu faktörler nelerdir? SESİN ÖZELLİKLERİ Bir sesi, başka bir sesten ayıran özellikler vardır.Sesin özellikleri şunlardır: 1-Sesin şiddeti 2-Sesin yüksekliği 3-Sesin tını Devamı

23 01 2011

Müzik ve Fen

  Her parçanın düzenli bir frekansla titreşim olayı müzikal bir sese neden olur. Müzik rastgele gelen seslerin biraraya gelmesinden değil belirli frekanslarda bir düzen halinde çıkan seslerden oluşur. Buna göre düzensiz frekanstaki titreşimlerin oluşturduğu sese gürültü denir. Müzisyenler kalın sese pes ses ince ses tiz ses denir. Tellerin titreşimi sonucunda çıkan sesler pesten tize doğrudur. Yani sol,re,la,mi notalarına karşılık gelir! Devamı

23 01 2011

Ses Bir Enerji Türüdür

  Çevremizde ses çıkaran sayısız varlık vardır. İnsanlar, hayvanlar, taşıtlar müzik aletleri şelale, rüzgâr, yağmur ses çıkaran varlıklardandır. Kendiliğinden ses çıkaran varlıklara doğal ses kaynakları denir. Ses kaynaklarının ses çıkarabilmesi için titreşim gerekir. Müzik aletlerinde bunu çok net görebiliriz. İnsanların ses çıkarması da titreşimle olur. Gırtlağımızda bulunan ses telleri akciğerlerimizde bulunan hava ile titreşerek ses çıkmasını sağlar. Sesin yayılması için maddesel ortama ihtiyaç vardır. Yani boşlukta ses yayılmaz. Ses dalgalar halinde yayılır. Ses kaynağından çıkan ses maddenin taneciklerini titreştirir. Bu nedenle ses yayılır. Ses dalgasının her bir tam devrinde bir sıkışma ve bir seyrekleşme serisi vardır. Ses tanecikten taneciğe yayılır tanecikler ne kadar sık ise o kadar hızlıdır. Sesin yayılma hızı sırasıyla katıdan sıvıya sıvıdan gaza azalır. Hız = uzaklık / süre biçiminde gösterilen genel hız formülü aslında teorik bir değer niteliği taşımamaktadır. Çünkü bu formülde göz önüne alınmayan dış faktörler,ses dalgalarının hızı üzerinde bir dizi etkiler yaratır. Örneğin rüzgar sesi uzaklara taşır gece ve gündüzün sıcaklık farkları ses dalgalarını etkiler. Ses dalgaları katılarda yaklaşık olarak 5000 m/s hızla yayılır. Suda 1453 m/s hızla yol alır. Havada 340 m/s yol alır.Ses kaynaklar iki'ye ayrılır bunlar doğal ses kaynakları ve yapay ses kaynaklarıdır. ... Devamı